Çocukluk çağı travmaları, bireyin gelişiminin en kritik dönemlerinde maruz kaldığı fiziksel, duygusal veya cinsel istismar; ihmal; aile içi çatışmalar; kayıplar ya da güvensiz yaşam koşulları gibi zorlayıcı deneyimleri kapsar. Bu dönemde yaşanan travmalar, yetişkinlikte duygu düzenleme güçlükleri, ilişki problemleri, benlik algısında kırılmalar, kaygı ve depresyon belirtileri gibi geniş bir yelpazede etkilerini sürdürebilir.
Prof. Dr. Vedat Şar, çocukluk çağı travmalarının yalnızca geçmişte kalmış olaylar olmadığını; kişinin duygusal, bilişsel ve ilişkisel yapısında iz bırakan, bazen yıllar sonra ortaya çıkan etkiler yaratabileceğini vurgular. Bu nedenle klinik değerlendirme süreci, kişinin yaşam öyküsünü, savunma mekanizmalarını ve travmanın bugünkü yaşantısına yansımalarını bütüncül bir çerçevede ele almayı amaçlar.
Çalışmalarımızda özellikle şu alanlara odaklanıyoruz:
- Çocukluk dönemindeki travmatik deneyimlerin yetişkinlikteki duygusal ve davranışsal etkilerinin anlaşılması
- Güven, bağlılık ve sınır sorunlarının kökenlerinin ele alınması
- İlişkilerde tekrar eden örüntülerin (bağımlılık, kaçınma, çatışma) terapi çerçevesinde işlenmesi
- Benlik saygısı, kimlik bütünlüğü ve öz-değer algısının güçlendirilmesi
- Travma ile bağlantılı kaygı, çökkünlük ve dissosiyatif belirtilerin düzenlenmesi
- Sağlıklı başa çıkma becerilerinin geliştirilmesi ve içsel dayanıklılığın artırılması
Çocukluk çağı travmalarının etkileri bazen uzun süre fark edilmeyebilir; ancak yaşamın farklı dönemlerinde kendini duygusal zorlanmalar, ilişkisel tekrarlar veya kimlik çatışmaları şeklinde gösterebilir. Terapi süreci, bu etkilerin anlaşılması ve kişinin kendi içsel bütünlüğünü yeniden kurmasına destek olmayı hedefler.
Geçmiş deneyimlerinizin bugün yaşantınızı etkilediğini düşünüyorsanız, değerlendirme ve terapi süreci hakkında bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.