Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)

Travma Sonrası Stres Bozukluğu, kişinin hayatında tehdit edici, sarsıcı veya kontrol edilemeyen bir olay yaşamasının ardından ortaya çıkan ve zamanla derinleşebilen bir ruhsal zorlanma halidir. Savaş, afet, şiddet, kayıplar, kazalar, kronik çocukluk çağı travmaları ve ani şok edici olaylar, TSSB’nin en önemli tetikleyicileri arasındadır. Travmanın etkisi yalnızca olay sırasında değil, olaydan çok sonra da kişinin duygu, düşünce, beden ve ilişki dünyasında kendini gösterebilir.

Prof. Dr. Vedat Şar, TSSB’nin yalnızca belirti odaklı değil; kişinin yaşam öyküsü, ilişkisel deneyimleri ve travmanın ruhsal bütünlük üzerindeki etkilerini de kapsayan daha geniş bir klinik perspektifle ele alınması gerektiğini vurgular. Bu nedenle değerlendirme ve terapi süreci, yalnızca şikâyetleri azaltmayı değil, kişinin güven duygusunun, öz-kontrolünün ve içsel bütünlüğünün yeniden inşa edilmesini hedefler.

Danışanlarımızla çalışırken şu alanlara özellikle odaklanıyoruz:

  • Travmanın bedensel ve duygusal izlerinin anlaşılması
  • Kabus, geri dönüşler (flashback) ve tetiklenme durumlarının düzenlenmesi
  • Sürekli tetikte olma, kaygı ve irritabilitenin yönetilmesi
  • Travmanın kimlik gelişimine, ilişkilerine ve yaşam doyumuna etkilerinin ele alınması
  • Kişinin güven duygusunun, sınırlarının ve benlik algısının yeniden güçlendirilmesi
  • Gerektiğinde bütünleşmeyi destekleyen psikoterapi yöntemlerinin uygulanması

TSSB tedavisi, kişinin kendi hızına ve dayanıklılığına duyarlı bir yaklaşım gerektirir. Bu nedenle her danışan için bireysel bir terapi planı oluşturulur; süreç, güvenli ve profesyonel bir çerçevede, uzun yıllara dayanan klinik deneyim ile yürütülür.

Eğer travmanın yaşamınız üzerindeki etkilerinin sürdüğünü düşünüyorsanız, değerlendirme ve terapi sürecine başvurmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.